Genç-İMO 3. Öğrenci Meclisi gerçekleştirildi
genç-İMO 3. Öğrenci Meclisi, 30-31 Ocak 2010 tarihlerinde, 30 farklı
üniversiteden 122 üniversite ve sınıf temsilcisinin katılımıyla Antalya?da
gerçekleştirildi.
Meclisin açılış konuşmalarını İMO Yönetim Kurulu Başkanı H. Serdar Harp, İMO
Yönetim Kurulu Üyesi İlker Gündez ve İMO Öğrenci Konseyi Başkanı Avşar Çelik
yaptı. Konuşmasında yüksek öğretimde var olan aksaklıklara değinen Serdar Harp,
üniversite eğitiminde kalitenin düşmesine ve ?liseden bozma? yeni
üniversitelerin kurulmasına vurgu yaptı. Tekil işçilerinin direnişine de değinen
Harp, ?Neoliberalizm mühendisliği de, Tekel?i de teslim almaya çalışıyor? dedi.
İlker Gündez ise sorunların ortak olduğunu belirterek, İMO?nun sorunların çözümü
konusunda çizgisinin ve tavrının net olduğunu kaydetti.
Açılış konuşmalarının ardından Şube Öğrenci Kurulları sunumlar
gerçekleştirdiler. Kurulların Tekel İşçileri ile dayanışma etkinlikleri salonda
büyük ilgiyle karşılandı. İlk günün öğleden sonraki bölümünde Örgütlenme
Komisyonu, Yayın Komisyonu, Kamp Komisyonu, Yönetmelik Komisyonu, Öğrenci
Sorunları Komisyonu oluşturularak İMO Öğrenci Üye Örgütlülüğü?nün geleceği
tartışıldı.
İkinci gün İMO Öğrenci Konseyi?nin oluşumu gerçekleştirildi. Konseye aday olan
genç-İMO üyelerinin kendilerini tanıtmaları ve önümüzdeki dönem yapmayı
planladıkları çalışmaların değerlendirilmesinin ardından seçimlere geçildi.
Seçilen İMO Öğrenci Konseyi üyeleri ile eski Konsey üyeleri düzenledikleri
toplantıyla yeni Meclisin görev paylaşımını gerçekleştirdi. Buna göre Konseyin
asıl ve yedek üyeleri ile görev dağılımları şöyle:
Asıl
Metin Görgeç -Başkan (İzmir Şube )
Evrim Kart- Sekreter (Ankara Şube)
Gökhan Uygun ? Üye-(Sakarya Şube)
Abdullah Yücel- Üye-(İstanbul Şube)
Ozan Karaman-Üye- (Trabzon Şube)
Yedek
Anıl Asil- (Eskişehir Şube)
Arda Gümüş- (Antalya Şube)
Abdurrahman Gülden- (Manisa Şube)
Ramazan Armağan- (Diyarbakır Şube)
Ali Oğan - (Balıkesir Şube)
İMO Yönetim Kurulu Başkanı H. Serdar Harp?in Öğrenci Meclisi?nde
yaptığı konuşmanın tam metni:
Çok Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım,
Genç Meslektaşlarım,
Üçüncü Öğrenci Meclisi toplantısını gerçekleştirmek için bir araya geldik. Başta
2008-2009 öğretim yılında genç-İMO faaliyetlerine yön veren Öğrenci Konseyimiz
olmak üzere hepinize Yönetim Kurulumuzun sevgilerini iletmek istiyorum.
Antalya Şubemize ve siz genç meslektaşlarıma bu başarılı organizasyon ve ev
sahipliğinizden dolayı teşekkür ediyorum.
Sadece Öğrenci Meclisi toplantısı değil, kurumsal yapımızın bütünü ve
örgütlülüğümüzün her kademesi aslında sizlerin ev sahipliğine, bizlerin ise
misafirliğine tanık oluyor.
Öğrenci Meclisi toplantısında bu bir kez daha tescil edilmiş bulunuyor.
Ev sahipliğiniz, geleceğin bugünden ilan edilmesi anlamı taşıyor.
Gelecek sizindir; bizlerin bugünkü misyonu, mesleğimize, mesleki saygınlığımıza
yakışır, geleneklerimize ve değerlerimize halel getirmeyen bir Oda örgütlülüğü
yaratmak ve sizlere teslim etmektir.
genç-İMO örgütlülüğünün ulaştığı düzey, kafamızdaki bütün soru işaretlerini
ortadan kaldırıyor; bayrağı içimiz rahat teslim edeceğiz, bundan kimse kuşku
duymasın.
Değerli Meslektaşlarım,
Konuşmamın başında, Ankara? da devam eden Tekel çalışanlarının direnişinden,
genç-İMO üyesi arkadaşlarınızın, İMO üyelerinin ve bir bütün olarak İMO
örgütlülüğünün Tekel işçileriyle gösterdiği dayanışmadan kısaca söz etmek
istiyorum.
Mühendisler, Tekel çalışanlarının, Şeker fabrikalarında çalışanların, İBB
İtfaiye çalışanlarının ve tüm emekçilerin yanındadır. İşçilerin emekçilerin
yanında olmak demek, neoliberal politikaların mağdurlarıyla dayanışmak demektir.
Nasıl ki bizlerin mesleki alanları neoliberal saldırıların hedefi durumundaysa,
Tekel işçilerinin ve tüm emekçilerin bugün aynı politikaların sonuçlarıyla karşı
karşıya bulunduğunu bilmek gerekiyor.
Neoliberalizm mühendisliği de, Tekel?i de teslim almaya çalışıyor.
Ulusal, çok uluslu, ulus ötesi şirketler tüm kamusal alanları, tüm kamusal
üretimi tasfiye etmek istiyor.
Tekel işçisi buna direniyor. Çünkü biliyor ki bu sadece bir iş, ücret sorunu
değildir.
Bu ülkemizin bu gününün ve geleceğinin nasıl şekilleneceğine ilişkin bir
sorundur.
Bu gençlerimize ve çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakamak istediğimizle ilgili
bir sorundur.
Ve özünde bu ülkenin bağımsızlık sorunudur.
Ülkemizde;
Neoliberal politikalar terkedilmediği,
Demokrasinin ve örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadığı,
Eşit, özgür ve kardeşçe bir arada yaşama koşulları yaratılmadığı sürece bu
mücadele ve direniş devam edecektir.
İMO bu bilinçle; emekten, bağımsızlıktan yana tavrıla Tekel işçilerini
destelemekte, onların maddi, manevi ihtiyaçlarını karşılamak için çaba
harcamaktadır.
Buradan, Öğrenci Meclisi kürsüsünden, karda, kışta, Ankara?nın soğuğunda, geceli
gündüzlü günlerdir direnen Tekel işçilerine selam gönderiyor, yanlarında
oldugumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Değerli Arkadaşlar,
Biliyorsunuz, şubelerimiz genel kurullarını geçen hafta sonu tamamladı.
Genel kurullarımızda öğretici, ilerletici tartışmaların yaşandığını, kayda değer
sonuçların elde edildiğini belirtmek istiyorum.
Örgütsel ihtiyaçlarımızı gözeten bir noktadan, yetkili kurullarımızın bir
yenilenme süreci yaşadığını sevinerek gözlemledik.
Birçok şubemizin yönetim kurullarında geçtiğimiz dönemlerle kıyaslanamayacak
sayıda genç meslektaştaşlarımız yerlerini aldı.
Yedek üyeliklerin neredeyse tamamı genç arkadaşlarımızdan oluştu.
Bunun tek bir anlamı bulunuyor sevgili arkadaşlarım,
İMO semalarında gençlerin ayak sesleri yankılanmaya başlamıştır.
Açıktır ki, son birkaç yıldır hayat verilmeye çalışılan genç- İMO faaliyetinin
bir başka yansımasıdır bu.
Gençler, genç meslektaşlarımız, genç-İMO örgütlülüğünde rüştünü ispat etmekte,
bu ilişki ağında elde edilen birikimle İMO sürecine dahil olmaktadırlar.
Değerli Arkadaşlarım,
Mühendislik eğitiminin bir bütün olarak içinde bulunduğu sorun ve sıkıntıları
biliyorsunuz.
Bilmenin ötesinde, kelimenin tam anlamıyla bu eşitsiz, adaletsiz, her geçen gün
niteliği düşen eğitim sisteminin tanığı ve mağdurusunuz.
Değişmez bir kural vardır: Tanıklar bir gün konuşur; günü gelir mağdurlar
harekete geçer.
Sizleri, yani konuşanları, yani itiraz edenleri, yani harekete geçenleri
sevgiyle selamlıyorum.
Değerli Arkadaşlar,
Eğer bir ülkede;
Darbe dönemi kurumlarından YÖK, aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ varlığını
koruyorsa, siyasi iktidar YÖK?ü kaldırıp üniversiteleri demokratikleştirme
yerine YÖK?ü ele geçirip kendi hükümranlığını kurma peşindeyse birilerinin
harekete geçme zamanı gelmiştir.
Eğer bir ülkede;
Eğitime, yüksek öğrenime gerektiği kadar önem vermeyen, eğitimin niteliğini
yükseltecek tedbirleri almayan, genel bütçeden eğitimin ihtiyaçlarını
karşılayacak oranda pay ayırmayan, araştırmaları teşvik etmeyen, araştırmalar
için kaynak yaratmayan, eğitimin vazgeçilmez unsuru olan öğretim üyelerine hak
ettiği ilgiyi göstermeyen, öğretim üyelerini yoksulluk sınırında bir ücretle
yaşamaya mahkûm eden bir siyasi iktidar varsa,
Eğer bir ülkede;
Yüksek öğretim dahil, eğitimin her kademesi paralı hale getiriliyorsa, özel
okullar mantar gibi çoğalıyorsa, kamu kaynakları teşvik adı altında özel
okullara akıyorsa, harç, ulaşım, barınma, beslenme gibi temel haklar için
harcanması gereken paralar karşılanamıyor ve eğitim parası olanın yararlandığı
eşitsizliği tarif ediyorsa,
Eğer bir ülkede;
Eğitim gibi en temel haklar arasında bulunan bir hak, piyasa koşullarına göre
tanzim edilmek isteniyor, eğitim metalaştırılıyor, okullar şirket, öğrenciler
müşteri gibi görülüyorsa,
Eğer bir ülkede;
Popülist politikalar sonucu gecekondu tabir edilen üniversiteler açılıyorsa,
liseden bozma binalarda, ekipmansız, laboratuarsız, öğretim üyesi olmadan
mühendislik eğitimi veriliyorsa, gözle görülür oranda nitelik kaybı yaşanıyorsa,
teknolojik gelişimin, mesleğin teorik çerçevesine ve uygulamaya dönük içerik,
yöntem ve nitelik farklılaşmaları yeterince izlenemiyorsa,
Eğer bir ülkede;
Genç meslektaşlarımızı bekleyen en büyük tehlike işsizlik, ucuz işgücü,
sağlıksız çalışma koşulları ve güvencesizlikse, bütün bunlar mesleğimizin
geleceğini olumsuz yönde etkiliyorsa,
Birilerinin konuşması, itiraz etmesi, harekete geçmesi kaçınılmazdır.
Bugün yarattığınız genç-İMO örgütlülüğü, bir taraftan üniversitelerin
demokratikleştirilme mücadelesine katkı verirken, bir yandan da meslek
örgütümüzün geleceğini belirleyecek nüve görevi görmektedir.
Bu ikili görevin üstesinden gelebilecek yeterliliğe, donanıma, bilgi birikimine
ve bunlarla birlikte kararlılığa sahip olduğunuza inanıyorum.
Değerli Arkadaşlar,
Aynı şekilde, Üçüncü Öğrenci Meclisi?nde yapacağınız tartışmalar ve seçimle,
belirleyeceğiz yeni Öğrenci Konseyiyle, Odamızın öğrenci üyeyle kurduğu ilişkiyi
daha da pekiştireceğine, bu zamana kadar yaratılan birikimin, elde edilen
deneyimin, bundan sonraki sürecin asıl örgütleyicisi olacağına, seçilecek Konsey
üyelerinin işlevsel ve sonuç alıcı programlar etrafında daha rahat
çalışacaklarına inanıyorum.
Her bir Öğrenci Meclisi, her bir Öğrenci Üye kurultayı, her bir etkinlik bir
öncekinin eksiğini kapatarak gerçekleştirilecek, kurumsallaşma süreci
hızlanacaktır.
Sevgili Kardeşlerim,
Genç İMO?nun dönem içerisinde gerçekleştirdiği eylem ve etkinlikleri dikkatlice
takip ettim.
Biliyorum daha yolun başındasınız.
Bu rağmen, gelecek için ümit veren işler başardınız.
Kendi yayınınızı çıkartmaya başladınız.
Bilimsel, demokratik, parasız eğitim başlıklı bir kurultay düzenlediniz.
İzmir Foça? da gerçekleştirilen ?genç-İMO 1. Yaz Eğitim Kampı? tanışmanıza,
kaynaşmanıza vesile oldu.
İç hayatınızın demokratikleşmesinin göstergesi olan seçimlerinizi sorunsuz
tamamladınız.
Önümüzdeki dönemde daha iyilerini yapacağınızdan, kurumsallaşma yolunda kayda
değer adımlar atacağınızdan kuşku duymuyorum.
Değerli Arkadaşlar,
Kurumsallaşmanın önemi üzerine durmanın anlamı bulunmuyor. Sizlerin bunun
farkında olduğuna inanıyorum.
Ancak bu konuda tek bir uyarıda bulunabilirim: Kurumsallaşma süreci, heyecanı,
saflığı, inanmışlığı, kitleselleşmenin gerekliliğini unutturmamalıdır.
Statik mi olacaksınız, dinamik mi? Hangisi asıl ihtiyaçtır?
Bu soruların yanıtı bellidir.
Örgütlenmek, değişmek ve değiştirmek için yola çıktınız.
Yolunuz açık olsun.
Konsey üyeliği görevini bu zamana kadar taşıyan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi
iletirken, yeni görev alacak arkadaşlarımıza kolay gelsin diyoruz.
Biliyorum; sorunlarınız çok, pek çok arkadaşımız konuşmak için bekliyor.
Sözlerimi uzak Doğu?dan bir deyişle tamamlıyorum.
?Sis, yelpaze ile dağıtılmaz.?
O halde sizlere çağrımdır: Rüzgâr olun, fırtına olun.
Sevgiler sunuyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
İMO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Gündez?in Öğrenci Meclisi?nde yaptığı
konuşmanın tam metni:
Çok Değerli Genç İMO üyeleri,
Değerli Arkadaşlarım,
Genç sayılabilecek bir meslektaşınız olarak, Odamıza dinamizm, heyecan ve yeni
bir ufuk getiren siz Genç İMO üyelerine, örgütlülüğümüze olan ölçülemez katkısı
nedeniyle teşekkür ederek başlamak istiyorum sözlerime.
Bu toplantı Genç İMO?nun geldiği seviyeyi göstermesi bakımından son derece
önemlidir.
Geçen hafta tamamlanan şube genel kurullarımız ardından bugün burada toplanan
inşaat mühendisliği öğrencilerinin alacağı inisiyatif ile İMO, hem
meslektaşlarımızın hem de öğrenci üyelerimizin sorunlarını görünür kılmak ve
çözüm aramak üzere çalışmalarını yoğunlaştırarak sürdürecektir.
Her fırsatta herkesin her vesileyle dile getirdiği ?geleceği bugünden kurmak?
ifadesi sizin varlığınızla İMO için hayata geçiyor.
Genç İMO ile İMO?nun geleceği bugünden kuruluyor.
Genç İMO, 70 bini aşkın üyesi olan bir meslek örgütünün geleceğini bugünden
kurmak gibi ağır bir yükün altından nasıl başarıyla kalkılabileceğine ilişkin
somut göstergelerini şu kısa geçmişinde ortaya koydu.
Genç İMO, kendi iç hayatında oluşturduğu çoğulcu, ilerici, yurtsever ilkelerle
Odamızın demokratik mesleki kitle örgütü kimliğini sürdürecek kadroların
yetiştiği ve gelecekteki meslektaşlarımızın toplumsal sorumluluk duygusunun
geliştirildiği yer olmuştur.
Sevgili Öğrenci Üyelerimiz,
Genç İMO?nun üyesi olan ve tabi ki olmayan öğrenciler, darbe ürünü kurumlarla
yönetilen üniversitelerimizde bir yandan düzeyi sürekli düşen eğitimin açtığı
sorunlarla uğraşırken bir yandan neo-liberal düzenin güvencesiz çalışma
koşullarının baskısıyla baş etmek zorunda kalmaktadır.
Sizlerin öğrencilik yaşamı, kamunun tasfiye edildiği, sosyal devlet anlayışının
terk edildiği, hukuk sisteminin önemli ölçüde örselendiği, hak arama
mücadelelerinin baskı ve şiddetle bastırılmaya çalışıldığı bir döneme rastlıyor.
Bütün bunlara karşı çıkmak, İMO?nun perspektifinde önemli bir yer teşkil
etmektedir.
Çünkü biliyoruz ki, yalnızca mesleki bakış açısı, içinde bulunduğumuz toplumsal
koşulların belirleyiciliğini görmezden gelmek olacaktır.
Tam da bu yüzden İMO, Ankara Dikmen Vadisi?nde evlerinden atılarak yaşam
alanları rant merkezi haline getirilmeye çalışılanların barınma hakkı
mücadelesiyle inşaat mühendisliği öğrencilerinin, yaşamları için yaklaşık 50
gündür direnişte olan TEKEL işçileriyle tam gün yasası eliyle
güvencesizleştirilen sağlık emekçilerinin sorunlarının kaynağının aynı olduğu
düşüncesinden hareketle kurmaktadır mücadele hattını.
Genç İMO da bu anlayışın korunduğu ve hatta geliştirildiği bir yapılanma olarak
kendi örgütlülüğünün temeline de bu anlayışı koymalıdır, dahası koymaktadır.
Genç İMO, Odamızın biraz evvel bahsettiğim niteliklerinin sürdürücüsü olduğu
gibi bütün bir toplumun, kaybedecek bir şeyi olmayanlar haline getirilmeye
çalışıldığı şu günlerde kazanılacak koca bir dünya için verilen çabanın da bir
parçasıdır aynı zamanda.
Genç İMO üyeleri, tüm bu değerlerin daha sağlam temeller üzerinde sürekli
yükseltilecek olan yapının harcını karmaktadır.
Genç İMO üyeleri, memleket şairi Nazım Hikmet?in dizelerindeki yapıcılardır
yani.
Nazım yapıcıları anlatıyor şiirinde, tüm zorluklara rağmen nasıl
yükselttiklerini anlatıyor yapıyı yapıcıların.
Siz de öyle yükseltiyorsunuz bizi.
O yüzden ben değil, Nazım söylesin size son sözleri.
?Saksılar konuldu pencerelere
alt katlarında.
İlk balkonlara güneşi taşıyor kuşlar
kanatlarında.
Bir yürek çarpıntısı var
her putrelinde, her tuğlasında, her kerpicinde.
Yükseliyor
yükseliyor
yükseliyor yapı kan-ter içinde.?
Sizin özelinizde tüm Genç İMO üyelerine saygılarımı ve sevgilerimi sunarak
Meclisinizin çalışmalarına başarılar diliyor, İMO?nun bir parçası olarak her
birinize teşekkürlerimi sunuyorum.