Kapat
Search Logo
İnşaat Mühendisleri Odası WebMail genç-İMO KONGRE SİM / İTB İşlemleri İMO e-kütüphane İMOKKM Basında İMO Üyelerimize İndirim Yapan Kuruluşlar İMO Duyurular İMO Bilgi Edinme
Yazı Boyutu : Küçük | Orta | Büyük
Yayın Tarihi : 11.10.2011 13:38:00
Okunma Sayısı :184

ANKARA'DA ON BİNLER "SOKAK MECLİSİ"Nİ KURMAK İÇİN BULUŞTU

DİSK, KESK, TMMOB ve TTBnin çağrısıyla Ankarada bir araya gelen emek ve meslek örgütlerine üye on binlerce kişi "eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye" için taleplerini haykırdı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin “İnsanca yaşam için eşit, özgür, demokratik bir Türkiye” sloganıyla 8 Ekim 2011 tarihinde Ankara Sıhhiye Meydanı’nda düzenlediği mitinge katılan işçiler, kamu çalışanları, mühendisler, mimarlar, şehir plancıları ve sağlık çalışanları KHK’lere, kıdem tazminatının gaspına, savaş politikalarına, çevre talanına, eğitim ve sağlığın özelleştirilmesine hayır dediler.

Sabah saatlerinde Ankara Garı önünde toplanan kitle taleplerinin yer aldığı dev pankartların arkasında, Kızıl Bando grubunun ritimleri eşliğinde, slogan, ıslık, alkış ve dövizlerle Sıhhiye Meydanı’na yürüdü. Coşkulu kitle yürüyüş boyunca AKP hükümetinin toplumun tüm kesimlerini etkileyen baskıcı politikalarını protesto etti ve “zafer direnen emekçinin olacak, “yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “savaşa hayır barış hemen şimdi ” “yaşasın sınıf dayanışması” sloganları attı.

TMMOB pankartının arkasında yürüyen binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı ise AKP Hükümetinin KHK’lerle meslek odalarını bitirme projesine izin vermeyeceklerini haykırdılar.  

 

 

Mitinge İnşaat Mühendisleri Odası ve genç-İMO da kitlesel katıldı. Flama ve dövizlerin taşındığı, üzerinde taleplerin yazılı olduğu balonların uçurulduğu İMO kortejine, İMO Yönetim Kurulu Üyeleri, Şubelerden gelen Yönetim Kurulu Üyeleri, İMO üyeleri, genç-İMO üyeleri ve çalışanlar etkin katılım gösterdiler.  

 

 

“Sokağın sesini hep birlikte yükseltelim”

Sıhhiye Meydanı’ndaki mitingde düzenleyici örgüt başkanları yaptıkları konuşmalarda, AKP’nin baskıcı politikalarına karşı sokağın sesini hep birlikte yükselteceklerini vurguladılar.

 

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Türkiye’nin kuralsız çalıştırmanın hâkim olduğu ucuz emek cennetine dönüştürülmek istendiğini belirterek, çalışanların kıdem tazminatı hakkından vazgeçmeyeceğini söyledi.

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, mağdurların, ezilenlerin, yoksulların, işsizlerin, kadınların, gençlerin, çevrecilerin, barış yanlılarının seslerini birleştirip, daha yüksek haykırmaları için “Sokak Meclisi”nin oluşturulduğunu söyleyerek, "Bizim meclisimizde yüzde 10 barajı yok. Bizim meclisimizde herkesin sesi var. Bu ülke için, bu topraklar için, insanlık için yüreği barıştan, kardeşlikten yana atanların meclisi burası" diye konuştu.

 

 

TTB Merkez Konseyi Başkanı Eriş Bilaloğlu da konuşmasında eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti istediklerine vurgu yaptı.

KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise işçilerin kıdem tazminatının gasp edilmek istendiğini kaydederek, özel istihdam bürolarını ve bölgesel asgari ücreti eleştirdi. Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşme hakkının görmezden gelindiğini söyleyen Özgen, “İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmadı” dedi.

Bandista konseriyle başlayan miting, Grup Kibele’nin konseriyle sona erdi.  

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı’nın mitingde yaptığı konuşma:

Türkiye’nin dört bir yanından
İnsanca bir yaşam için, eşit, özgür, demokratik Türkiye için
Ankara’yı özgürleştirmeye gelenler,
Bu ülkenin yüzü aydınlık, beyni aydınlık, yüreği aydınlık yiğit insanları

 

Sevgili Dostlar
Sokak Meclisimize hoş geldiniz.

Hepinizi örgütüm TMMOB adına, şahsım adına sevgiyle saygıyla, dostlukla selamlıyorum.

İşte hepimiz buradayız.
İşte hepimiz burada, hep birlikte, yaşananlara itirazımız var demek için bir aradayız.

Herkes duysun:

Burada bu sokak meclisinde; "Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!"  diyenler var.

 

Herkes duysun:

Sokak Meclisimizde;
"Her türlü cinsiyet ayrımcılığına son", "kadın cinayetlerine son" diyen kadınlar var.
"Özerk-demokratik üniversite" diyen, "eşit, parasız, nitelikli, anadilde eğitim hakkı" isteyen gençler var.
15-16 Haziran’dan 1 Mayıslardan gelen, Tekel işçilerinin ayak izlerine basan, işçiler emekçiler var.
"Grevsiz toplu sözleşme, toplu sözleşmesiz sendika olmaz diyen", "hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır" diyen kamu emekçileri var.

 

Yıllarını üretim için, insanımız için harcayan; şimdi açlık-yoksulluk sınırları içinde yaşamaya muhtaç edilen emekliler var.
Yoksullar var. İşsizler var. Geleceği karartılanlar var.
"Sağlıkta dönüşüm" aldatmacasına karşı koyan hekimler ve sağlık emekçileri var.
Örgütüne, mesleğine, meslek alanlarına sahip çıkan mühendisler, mimarlar, şehir plancıları var.
Düşüncesinden dolayı cezaevlerinde baskı ve tecride maruz kalanlar var.
Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkanlar var.
Demokratik protesto hakkını kullanan Hopa halkı var.
Nükleer santral karşıtları, Akkuyulular, Sinoplular var.
"Bu ülke topraklarına füze kalkanı kurdurmayacağız" diyen Kürecikliler var.
"Savaşa hayır" diyen barış yanlıları var.
Asimilasyon-inkâr ve imha politikalarına karşı direnen Kürtler var.
Eşit yurttaşlık hakkı isteyen Aleviler var.
"Kahrolsun emperyalizm, yaşasın mücadelemiz" diyenler var.

İşte bizim meclisimiz bu... Bizim meclisimizde yüzde 10 barajı yok. Bizim meclisimizde herkesin sesi var. Bu ülke için, bu topraklar için, insanlık için yüreği barıştan, kardeşlikten yana atanların meclisi burası...

 

Herkes bilsin:

Gericiliğe ve karanlığa karşı aydınlığı savunmak için buradayız.
Baskıcı ve otoriter yönetime karşı, özgürlük ve demokrasi için buradayız.
Her şeyin para-kâr olduğu piyasa anlayışına karşı eşitliği savunmak için buradayız.
Irkçı ve milliyetçi anlayışa karşı, bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşamak için buradayız.
Öznesinde insan olan özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir anayasa için buradayız.
Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yoldan çözümü için buradayız.
Savaşa karşı barışı savunmak için buradayız.
Her türlü cinsiyet ayrımcılığına karşı durmak için buradayız.
Eşit, nitelikli, parasız sağlık hakkımız için buradayız.
Güvencesiz çalışmaya, taşeronlaşmaya, sendikasızlaştırılmaya "hayır" demek için buradayız.
Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkımız için buradayız.
İnsan odaklı işçi sağlığı ve iş güvenliği için buradayız.
Kentlerimizin, ormanlarımızın, madenlerimizin yağmalanmasına "dur" demek için buradayız.
Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkmak için buradayız.
Haklarımız, geleceğimiz, halkımız, ülkemiz için buradayız.
Meslek alanlarımıza, mesleğimize, onurumuza, örgütümüze sahip çıkmak için buradayız.
Bir başka dünya, bir başka Türkiye, bir başka yaşam için buradayız.

 

Sevgili arkadaşlar,

Masmavi gökyüzünün altında, hepimizin üzerinde gri bulutlar çok birikti. Ama hepimiz çok inanıyoruz; bu abluka mutlaka dağıtılacak.

Büyük ozanın dediği gibi:
"Gün o gün değil derlenip dürülmesin bayraklar,
Duyduğunuz çakalların ulumasıdır,
Safları sıklaştırın çocuklar."

Şimdi Sokak Meclisimizin hep birlikte bir kez daha yüksek sesle söyleme zamanıdır:
"Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya hiç Birimiz…

 

FOTO GALERİ